Duyurular

Trans Cinsiyet Değiştirme Operasyonları (2. Bölüm)

Hayat paylaşınca güzelShare on Facebook0Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0Share on Google+0Share on Tumblr0Print this pageEmail this to someone

LGBTİ Sağlığı Yazı Dizimizde bu sayıda sizlere Hormon Replasman Terapilerini anlatacağım.

 

Hazırlayan: kahpekader

Hormon Replasman Terapileri, pek çok trans birey için beden inşası sürecinin başlangıcıdır. Temel olarak vücuttaki testosteron ve östrojen düzeylerinin değiştirilmesine dayanmaktadır. Buradaki amaç ikincil cinsiyet karakterlerinin (meme oluşumu, sakal, vücut kılı…) değiştirilmesidir.

Testosteron ve östrojen vücuttaki yağ dağılımı, kas gelişimi, kemik yapısı, libido ve metabolizma hızı gibi pek çok alanda da etki göstermektedir. Bu sebepten dolayı hormon replasman terapisi alan bireylerin vücutlarında ciddi değişiklikler olmakta ve bu değişimler ruh hallerini de etkilemektedir. MtF (Male to Female – Erkekten Kadına) trans bireylerin ve FtM (Female to Male – Kadından Erkeğe) trans bireylerin yaşayacakları süreci ayrı ayrı anlatacağım.

MtF – Male to Female – Erkekten Kadına Trans Bireyler – Trans Kadınlar

Trans kadınlarda süreç, testosteronun baskılanması ve östrojen/progesteron/Gonadotropin Salgılatıcı Hormon(GnRH) takviyesi olarak ilerliyor.

Bu takviyeler enjeksiyon, hap, deri altı tableti, bant şeklinde olabiliyor.

Malesef bu terapi ergenlik süresince testosteronun vücutta gerçekleştirdiği değişimlerin hepsini geriye döndüremiyor (sakal ve uzun boy gibi) ve bunların değişimi için epilasyon, lazer tedavisi ve cerrahi operasyonlar gerekebiliyor.

 Meme Gelişimi: Memelerin büyüklüğü ve büyüme hızı kişiden kişiye ciddi farklılıklar gösteriyor, hormon terapisine başlangıçtan itibaren 2 sene içinde maksimum boyutuna ulaşıyor ve genellikle B cup’tan daha büyük olmuyor, fakat C ve hatta D cup’a bile ulaşan kişileri biliyorum, burada sizin genetik yapınızın önemi var. Memelerin büyüdüğü süreçte hassasiyet ve ağrılar olabiliyor.

Sakal ve Vücut Kılları: Vücut kılları zaman içerisinde gittikçe azalacak, yok olma seviyesine gelecektir. Kol, bacak, popo, sırt, karın, göğüs kılları ciddi bir azalma gösterirken; koltukaltı, meme başı ve kasık bölgelerindeki kıllanma aynı oranda azalmayacaktır.

Hormon terapisine başlandığında ne kadar sakal varsa, malesef o kadar sakal kalacak. Elektroliz, lazer epilasyon gibi işlemlerle bunları yok etmeniz mümkün.

Tüm kıllar için lazer tedavisi uygulanabilir ama şahsi tavsiyem sakallardan başlanması, diğer bölgelerin kendi kendine yok olma olasılıkları var.

Vücut Yağ Dağılımı ve Kas Kütlesi: Östrojen kullanımı deri altı yağ dokusunun dağılımını değiştiriyor, yağların karın bölgesinde toplanma eğilimini azaltıp kalça/bacak bölgesine toplanma eğilimini arttırıyor. Bu değişikliklerin görülmesi biraz zaman alabiliyor.

Testosteron kas gelişimini ve korunmasını destekleyen bir hormon olduğu için, vücuttan çekildiğinde özellikle üst gövdede bir miktar kas kaybına sebep olabiliyor.

Deri: Deri incelmeye ve yumuşamaya başlayacak.

Ses: Hormon terapisinin ses üzerinde pek bir etkisi yok. Sesin değişebilmesi için düzenli vokal egzersizler yapılması gerekiyor. Ses değişikliği için ameliyatlar üzerinde çalışılsa da henüz tatmin edici ve güvenli sonuç veren, rutin olarak yapılan bir operasyon mevcut değil.

Genitaller: Anti-androjen ilaçların ve östrojenin etkisi olarak testisler ciddi miktarda bir küçülme gösterecek ve sperm üretimi neredeyse tamamen duracaktır. Penis boyunda da küçülmeler olabilir.

Cinsel aktivite: Ereksiyon sıklığında azalma, ereksiyon güçlüğü ve libido düşüklüğü gibi değişiklikler görülebilir.

Östrojen kullanımı aynı zamanda migrenin şiddetlenmesine, veya sessiz bekleyen migrenin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Ruh halinizde de değişiklikler olabilir, kendinizi daha hassas hissedebilirsiniz.

 FtM – Female to Male – Kadından Erkeğe Trans Bireyler – Trans Erkekler

Trans erkeklerde süreç, testosteron verilmesi, östrojen ve progesteronun baskılanması ile başlıyor.

Testosteron libido ve saldırganlık gibi şeyleri kontrol ettiği için önemli psikolojik/sosyal yan etkileri olabiliyor.

Bunların dışında, bazı sağlık durumlarında ise androjen terapisi kontrendike ve verilmiyor, örneğin: ileri seviye karaciğer yetmezliği, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, ciddi hipertansiyon öyküsü, koroner arter hastalığı. Bu gibi durumları olan kişilere androjen terapisi verilmiyor, verilecekse de aşırı kontrollü olarak ve düşük dozlarda veriliyor.

Testosteron genellikle enjeksiyon (aylık veya 3 aylık) olarak veriliyor, fakat hap, bant ve krem formları da mevcut.

Hormon Terapisine başlandıktan sonra ilk 6-12 ay içerisinde, kişilerin vücudunda genel toplumda erkek olarak okunacak kadar değişiklikler olmaktadır.

Sakal ve Vücut Kılları: Erkek tipi kellik (alınki saç çizgisinin geriye doğru çekilmesi), sakalların çıkması, vücut kıllanmasının artması ve kıl yapısının değişmesi gibi etkileri vardır.

Bunlar sadece testosterona değil, genetik faktörlere de bağlıdır. Örneğin bir trans erkeğin babasında kellik varsa, kendisinde olma olasılığı da daha yüksektir.

Vücut Yağ Dağılımı ve Kas Kütlesi: Vücut yağ dağılımı klasik olarak “kadın” tipinden (deri altı, kalça ve bacak bölgesi) klasik “erkek” tipine (iç organların çevresi, göbek) doğru gidecek. Metabolizma hızı değiştiğinden yağ yakımı ve kas yapımı kolaylaşacak.

Memelerde ciddi bir küçülme olmasa da, yağ kaybı olacağından dolayı dokularında değişiklik olabilir.

Deri: Deri kalınlaşacak, yapısı değişecek. Malesef deri yağlanmasında ve akne oluşumunda da bir artış olacak.

Ses: Terapiye başladıktan sonra yaklaşık 3 ay içerisinde ses kalınlaşmaya başlayacaktır, 1 yıldan sonra ise pek bir değişiklik gözlenmez. Bu değişiklik kalıcıdır ve hormon terapisini durdursanız bile ses kalın kalacaktır. Ses değişikliğini vokal terapi ile de destekleyebilirsiniz.

Genitaller: Testosteronun etkisiyle klitoris bir miktar büyüyecek ve hassaslaşacaktır. Vajina kuruluğu da yaygın bir yan etkidir, eğer vajinal ilişkiye girecekseniz kayganlaştırıcı kullanmanızı tavsiye ediyorum.

Direkt olarak klitoris içerisine testosteron enjeksiyonu yapılan ve ciddi miktarda büyümesini sağlayan yöntemler de var, bunları ileriki sayımızda detaylı olarak anlatacağım.

Menstruasyon: Terapiye başladıktan yaklaşık 5-6 ay sonra menstruasyon tamamen kesilecektir, bu süreden önce de durması mümkün fakat ara kanamalar ve düzensiz menstruasyon görülebilir.

Cinsel Aktivite: Testosteron libidodan sorumlu temel hormon olduğu için cinsel istekte bir artış olacaktır.

Hormon Replasman Terapisinin sonuçları ve yan etkileri kişiden kişiye değişmektedir, bu yüzden hekimizle sürekli iletişim halinde olmanız ve dozajını iyi ayarlamanız gerekiyor.

Hem takviye hormonların hem de salınımı engellenen hormonların kişinin ruh hali üzerinde önemli etkileri olabiliyor, bu süreç boyunca iyi bir destek grubunuz, güvendiğiniz arkadaşlarınızın olmasında fayda var.

Süreci en kolay bir şekilde atlatabilmek için düzenli spor yapmanızı ve sağlığınıza dikkat etmenizi de öneriyorum.

Sonraki sayımızda meme aldırma ve yapma operasyonlarından bahsedeceğim.

Herhangi bir sorunuzda bana ulaşmaktan çekinmeyin.

 

Bu yazı ilk defa Homojen Dergi‘nin 4. sayısında yayınlanmıştır.

Hayat paylaşınca güzelShare on Facebook0Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0Share on Google+0Share on Tumblr0Print this pageEmail this to someone




Leave a comment

Your email address will not be published.


*